
Çok sevgili avrupa şampiyonu teknik direktörümüz Luis dede bu kader maçı sonunda sorulan Kiev maçına kadar bu futbolu nasıl düzelteceksiniz sorusuna ''çok fazla düzeltecek bir şey yok'' diye cevap verebiliyorsa takımımız için şu ara üzülmeye gerek kalmadığını düşünüyorum.Ve herzamanki gibi Carlosun çalışmaya devam edeceğiz,hedefimiz uefa gibi açıklamalarına ne demeliyiz,bu taraftarın hedefi omu sizce,10 aralıkta ne açıklama gelicek merak ediyorum.
Saha içinde toplara laubali bir şekilde vurup ve topa sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu farkedemeyen futbol efsanemiz Carlosun o anlardan sonraki gülüşüne ne demeliyiz sizce.Peki lütfen Deividi cıkarıp Burak veya Ali Bilgini alma diye dua ettiğim dakikalarda bunu gerçeklrştiren Luis dede Burağın ayağına top değmediğini gördümü sizce.Takımıza başarıya aç adamlar lazım olduğunu,dünyaca ünlü teknik direktörlerle alınamayan başarıları hala özlemle aradığımız stajyer damgasıyla ülkemize tanıtılan Zico'nun aldığını başkanımız gördümü sizce.Yasinin geçen yılki kendine güveninin kalmadığını kim görüyor peki.Size birşey söyleyeyim inanın sadece ekranları başında ve stadda kahrolan biz taraftarlar görüyoruz,eğer onlar görüyorsa ki bu daha kötü göre göre bunların yapılmasına kim göz yumabilir.
Maça gelince,evet iyi başladık maça ta ki gole kadar.peki sonra noldu,gole kadar Emrenin gecesi olucak diyordum ki,Emre golden sonra ortadan kayboldu,moralimi bozuldu sizce,avrupa görmüş adam moralini bozarsa vay takımın haline,bize ağlıyacak değil,hırs yapacak adam lazım.Güizaya gelirsek,Kezman bile bu kadar eleştirilmedi bence.Ayagında top tutamayan bir Kezmanla Güiza arasındaki farkı görmezlikten gelemeyiz.Geçen yıl olsaydı neler olurdu acaba.Gol atmalıydı evet,ancak inanın maçta adam akıllı vurabilen tek kişiydi,bu geceye kadar 3 golümüzde imzası olan Güizadır.Parantez açmamız gereken iki kişi var bence.Biri Deivid,çok iştahlıydı maç başında ama nedense çok pas hatası yaptı,dikine oynayan,pas vermeyi seven tam bir takım oyuncusu ama bizimkiler rakibin arkasına saklanmasa o da iyi gözükecekti belki,onu eleştirip üzerinde şampiyonlar ligi güveni ve havası kalan tek oyuncumuzu da kaybetmeyelim.Unutmayın ki Deivid kadar katkıda bulunmayanların sayısı oldukça fazla,haftalardır yürüyenler varken yeni kavuştuğumuz Deividi kaybetmeyelim.İkinci isim ise tartışmasız Gökhan Gönül,onun için söylenecek çok fazla bişey bulamıyorum açıkçası.Geçen haftalara kadar onu da eleştirdiler,sebebi sadece şuydu önüdeki top cambazı Kazim efendi piyasada yokken,sol kanat uyurken,maçta orta yapabilen tek oyuncu olma özelliğine sahipti,hatta ortayı yapıp tekrar görev yerine dönüp gelişen ani atakları engelleme görevini yüklemişlerdi.Sağ bek Gökhan,sağ açık Gökhan...Deividin gelişi onu rahatlattı kesinlikle.Kariyeri ile büyük olduğunu göstermeye çalışanlara,burası Fenerbahçe,burda sahada varsan futbolcusundur cümlesini ögretebilecek bir futbolcu Gökhan.
Son olarak dikkatimi çeken iki şey var.Her pozisyonda hatta kendi kale önümüzdekilerde dahil durup hakeme bakan,portolu biri yere yatsa neredeyse faul verilmiş havası yaratan bazı seyirci modundaki futbolcular ve Kazıma golden önce top geldiğinde orta sahada yürüyen,kazım ne yapacagını düşünürken oldugu yerde duran, kontra atağın nasıl olduğunu unutan bazı futbolcular...